Blog

    Covid19, İZOLASYON SÜRESİ, TEST POZİTİF NEGATİF HASTA DEĞERLENDİRMESİ, YALANCI NEGATİFLİK, POZİTİFLİK

    Zamanında doğru teşhis, virüs bulaşmış hastaların klinik tedavisi, halk sağlığı konusunda doğru karar verme, temas takib-kontrol uyğulamaları, kişisel koruyucu ekipman kullanımı ve sağlık sisteminin işleyebilmesi için gereklidir. En yayğın kullanılan tanısal test, burun- boğazdan alınan viral RNA yı tespit eden RT-PCR(ters transkriptaz-polimeraz zincir reaksiyonu) testidir. COVİD-19 hastalığına özgü belirtilerle başvuran hastalarda ayrıca tomografide zatürre tespit edilen hastalarda yapılan testte negatif sonuçlara rastlanabilinir.

    Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

    KAN ŞEKERİ ÖLÇÜMÜ VE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

    Kanşekeri ölçümü basit görünsede bazı püf noktaları gözden kaçırırsanız hatalı sonuçlar elde edersiniz.

    Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

    DİYALİZ HASTALARINDA HİPERTANSİYON

    Hipertansiyon, böbrek yetmezliğinde oldukça yaygın görülen önemli bir klinik problemdir. Hemodiyaliz(HD) hastalarında hipertansiyon % 47 oranında görülür. Bu hastaların 1/3’den fazlasında kan basıncı kontrol altında değildir. Bu hastaların etkin kan basıncı kontrolü, sıklıkla birden fazla antihipertansif ilaçla sağlanabilmektedir. Bunun nedeninin bu hastalarda ki hipertansiyonun multifaktöriyel olmasından kaynaklanmaktadır. Diyaliz hastalarında görülen hiertansiyonun en önemli nedeni vucud suyunda artış bununda en önemli nedeni kontrolsüz tuz tüketilmesi ve kuru kiloya inilememesidir.

    Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

    DİYALİZ NEDİR ?

    Diyaliz, hasta kanını kapalı bir sistem içerisinde yarıgeçirgen bir zar(periton diyalizinde karın zarı, hemodiyalizde filtre)yardımıyla hazırlanan diyalizat denilen sıvı ile karşılaştırılması işlemidir. Vucuttaki toksik atıklar bu zar vasıtasıyla hazırlanan sıvıya geçerek kanın arınmasını sağlar.

    Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

    DİYALİZDE ORTAYA ÇIKAN TANSİYON DÜŞÜKLÜĞÜ

    Diyalizda sık görülen bir şikayettir. Özellikle iki diyaliz arasında çok fazla kilo alan hastalarda görülür. Aynı diyaliz süresinde 2-3 kilo almış bir hastanın diyalizi sorunsuz geçerken, 5-6 kilo alan bir kişinin diyalizinde tansiyon düşmeleri ve diyaliz yetersizliği meydana gelir.

    Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

    HİSTAMİN BALIK ZEHİRLENMESİ (skombroid zehirlenmesi)

    Skombroid zehirlenmesi, balık zehirlenmesinin yaygın bir nedenidir ve çok büyük bir olasılıkla tanı konamamaktadır. Genellikle ülkemizde de olduğu gibi gıda zehirlenmesi olarak düşünülmektedir. Bu nedenle öncelikle histamin zehirlenmesini diğer zehirlenmelerden ayıran özelliklerin bilinmesi gereklidir. Skombroid zehirlenmesi, balığın yakalandıktan hemen sonra uygun olmayan koşullarda saklanması ile oluşmaktadır. Bu zehirlenmenin en iyi tedavisi ise önlenmesidir. Çünkü bir kez histamin oluştuğunda, reaksiyonlar gıdayı pişirerek, dondurarak veya konserve yaparak önlenemez.

    Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

    PLAJ VE HAVUZLARDA COVİD19 DAN NASIL KORUNURUZ?

    Güneş ışınlarının özellikle UV-C nin dezenfekte etkisi biliniyor. Ama bu ozon tabakası tarafından filtreleniyor. Bu nedenle virusun güneş ışınlarından etkilenmesi zor gözüküyor. Virus plastik yüzeylerde 2-3 güne kadar canlı kalabilir. Bu nedenle şezlong, su kaydırakları, şemsiyeler, masalar bulaş için iyi bir araç olabilir. Mutlaka kullanım öncesi dezenfekte edilmelidir. Açık alanda ve suda tanımadığımız kişilerle aramıza enaz 6 feet yaklaşık 2 metre mesafe koymalıyız. Kişisel malzemelerimizi yada dezenfekte edilmiş malzeme kullanmalıyız.

    Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

    GEBELİKTE D VİTAMİNİ KULLANIMI

    D vitaminin kemik sağlığının yanında tansiyon ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkiye sahiptir. Vücuttaki tüm hücreler için yararlı olduğu bilinen D vitamini, en kolay ve ekonomik olarak güneşten elde ediliyor. Güneşin yüzünü daha az gösterdiği kış aylarında D vitamininden mümkün olduğunca faydalanmak gerekiyor.

    Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

    DİYALİZ HASTALARI ORUÇ TUTABİLİR Mİ?

    Her ramazan ayında hastalarımız bize oruç tutup tutamayacaklarını sorarlar. Bir çoğuna istemeyerek olumsuz yanıt versek de, ufak bir kısmına izin vermekteyiz. Çünkü oruç tutmanın manevi hazzı onları Allaha daha fazla yaklaştımakta maneviyatlarını yükselterek, yaşama daha sıkı tutunmalarını sağlamaktadır. Bilindiği gibi diyaliz hastaları haftada üç kez diyalize girmektedir. Zaten bu günlerde oruç tutulması mümkün değildir. Biz merkez olarak diğer günlerde de orç tutmalarını tavsiye etmemekteyiz. Çünkü diyaliz hastalarının çoğunluğunu, şeker,tansiyon, kalp hastaları oluşturmaktadır. Bu hastalar çok ciddi ve mutlaka zamanında alınması gereken ilaçlar kullanmak zorundadır. Uzun süreli açlıkta vucudumuz, kan şekerini düşürmemek, tansiyonu kontrol etmek için birtakım maddeler salğılar .Bu maddeler diyaliz hastalarında, hem yetersiz hemde etkisi daha azdır. Bu nedenle şekerleri kolay düşer, tansiyon değerleri kolay değişebilir, kalp yetersizliği daha çabuk ortaya çıkabilir.

    Yazının tamamını okumak için tıklayınız.
Whatsapp'tan mesaj yazmak için tıklayınız
Whatsapp'tan mesaj yazmak için tıklayınız